Image Hosted by ImageShack.us

Myspace Layouts herşey.net - Blogcu



herşey.net

8/4/2008 -

BİLEŞİKLER


Saftırlar,yapı taşları moloküldür.Moloküller kendinimeydana getiren atomlardan farklı kimyasal özellik gösterirler.Buyüzden bileşik kedini oluşturan farklı özelliktedir.Bileşikler katı sıvı ve gaz fazında bulunabilirler.

Bileşigi lementten ayıran temel özellik ;kimyasal reaksiyonlarla daha basit yapıda maddelere, hatta elementlere ayrışabilmeleridir.Bileşigi karışımdan ayıran temel özellik ise;saf olması, yapısında elementlerin belli oranlarda bulunması,kendini meydana getiren elementlerden tamamen farklı fiziksel vekimyasal özellik göstermesidir.



BİLEŞİK FORMÜLLERİ



Bir bileşigin moloküllerindeki atomlar vebunların sayıları farklı şekilde gösterilebilir.Molokül şekil olarak modellerle gösterilebilecegi gibi açık, yarı açık ve kapalı formüllerlede gösterilebilir.<şekil 1,2>Açık formüllere yarı formülde denir.Bunlara atomların birbiriyle yaptıkları baglar da belirtilebilmektedir.Fakat reaksiyon kimyasında daha .çok kapalı formül kullanılır.AlCl3 yazılışında atomların ad ve sayıları belirtilmiştir.AlCl3molokülü bir aliminyum ve 3adet klor atomundan oluşur.Kaba formülle molokül formülü arasındaki farkın anlaşılmasında yarar vardır.Kaba formül sadece,bileşigi oluşturan elementlerin bileşikteki bagıl atom sayıları arasındaki oranı gösterir.Fakat gerçekte bileşigin molöküllerinde kaçar atom bulundugunu ifade etmez.Molokül formülü ise bileşigin molokülündeki atomların gerçek sayısını gösterir.Gerçek formül veyakimyasal formül diyede adlandırılır.


madde molokül formülü kaba formülü
asetilenin C2H2 CH
gılikoz C6H12O6 CH2O

Bir bileşigin tam formülü bilinirse moloküllerinde hangi atomdan kaçartane oldugu anlaşılacagı gibi bag yapısı hakkındada fikir yürütülebilirNH3 kovalent baglı NaCl iyonik baglıdır.


Yoğunluk,sertlik,erime ve kaynama noktası gibi fiziksel özelllikler yalnız molekül formülünün bilinmesi ile anlaşılamaz.Molekül formülü ve yapısındaki elementlerin atom agırlıkları bililnen bir bileşiğin molekül ağırlığı ve elementlerin ağırlıkça yüzdeleri hesaplanabilir.

Bileşik Formüllerinin Yazılması


Bileşik formüllerini yazabilmek için bazı elementlerin bileşik halinde bulunurken degerlikleri ve önemli kökleri bilmek lazım. BURADA tablo 2,3 var



Aliminyum ile oksijen yaptıgı bileşigin formülünü yazarken öncelikle aliminyumun bileşiklerinde +3 degerlikli,oksijen -2 degerlikli oldugunu hatırlamak gereklidir. AL+3 ve O-2 iyonlarından oluşan alınan ve verilen elektironun eşit kılınması için iki tane aliminyumun vedigi 6 elektironun,üç tane oksijen tarafından alınması gerekir. Dolayısıyla bileşigin formülü AL2O3olacaktır.Zaten birbileşikte yüklerin cebirseltoplamı sıfır olmalıdır.Veya degerlikler çaprazlanarak formül bulunabilir Ca ve Selementlerinin yaptıgı bileşigin formülü yazılırken çaprazlama yapılmaz.Çünkü CaSyazılışında yüklerin toplamı sıfırdır.



Bileşiklerin İsimlendirilmesi



İsimlendirmeyi iyonik baglı ve kovalent baglı için ayrı ele alacagız.a)İyonik baglıbileşiklerin isimlendirilmesi:Yapısında katyon ve anyon bukunduran bileşikler iyonik yapılıdır.4durumda incelenir.1Mtal-Ametal=Metalin adı+Ametalin adı+ür. NaCl (sodyum klorür)2Metal-kök=Metal adı+kök adı NaOH(sodyum hidroksit)3Kök -Ametal=Kök adı+Ametalin adı +ür(NH4 Amonyum iyodür.4Kök-kök=Katyon kökadı+Anyon kök adı(NH4NO2Amonyumnitrit)b)Kovalent baglı bileşiklerin isimlendirilmesi:Ametal atomlarının kendi aralarında oluşturdukları bağ çeşidine kovalent bağ denir.Kovelet bağlı bileşiklerin isimlendirilmesinde atomlarınsayısı mono,di,tri,tetra,penta gibi latince kelimelerle ifade edilir.İlk yazılan atom birtane ise mono yazılmaz.Sonraki atomun sayısı her halukarda söylenir.

CO:Karbon mono oksit

NCl3:Azot tri klorür

NO:Azot mono oksit


BİLEŞİKTEKİ ELEMENTLERİN DEGERLİGİNİN BULUNMASI



Bileşik formülü dogru verilipte,degerligi az bilinen elementlerden herhangi biri soruldugunda bileşigin yüklerinin sıfır olma şartından hareket edilerek çözüm yapılır.Mesela KMnO4 bileşigindeki K +1 O -2degerlikli oldugu bilindiginden,yüklerin toplamının sıfır olması için Mn +7 degerlikli olmalıdır. Ayrıca bazı köklerin degerliginin bilinmesi gerekir. Degerlik konusunda unutulmaması gereken önemli bir nokta;tekbaşına bulunan elementler nötür haldedir.Aynı şekilde bileşikte nötürdür, fakat bileşigi oluşturan elementler nötür degildir.



BİLEŞİKLERİN SINIFLANDIRILMASI



Asitler



Suda çözündügünde ortama H+iyonu verebilen bileşiklerdir.Diyer bir tarifle OH+iyonuyla reaksiyona giren maddelerdir. HCl,HBr,HI gibi asitler kıvvetli asitlerdir.Kuvvetli asitler tam olarak iyonlaşarakçözünürler.Tam olarak iyonlaşamayan asitlere zayıf asitler denir.Genel özellikleri şunlardır;suda iyonlaşarak çözünürler,çözeltileri elektirigi iletir,turnusol kagıdını kırmızıya boyarlar,tatları ekşidir,soy metaller dışında bütün metallerle reaksiyona girerek tuz ve H oluştururlar,bazlarla nötürleşerek tuz ve su oluştururlar.



Bazlar



Suda çözündügünde OH+iyonu verebilen bileşiklerdir.1A gurubu metali hidroksitleri LiOH,NaOH...kuvvetli bazlardır.Diger bütünmetallerin hidroksitleri suda kötü çözündükleri için zayıf bazlardır. Bazların genel özellikleri;suda iyiçözünürler,çözeltileri elektirigi iyi iletir,turnusol kagıdını maviye boyarlar,tatları acıdır,çözeltileri ele kayganlık verir,sadece anfoter metallerle reaksiyon verirler,asitlerle tuz ve su oluştururlar.


Oksitler


Of2dışında oksijenin,iki cins atom bulunduran bütün bileşiklerine oksit denir.Oksitler kendi aralarında sınıflandırılabilir;1Asidik oksitler,oksijence zengin bileşiklerdir çogu ametal oksitidir.önemli özellikleri;asidik karektedir,bazlarla vebazik karakterli bileşiklerle reaksiyon verirler,su ile reaksiyonu sonucu asitleri oluştururlar.2Bazik oksitler;Metaller bazik karakterli oldukları gibi metal oksitleride bazik karakterlidir.ZnO,Al2O3 gibi anfoter oksitler hem bazik hemde asidik özellik gösterirler./Anfoter metal;Hembazlarla hemde asitlerle reaksiyon veren metaller./Diyer metaller bazik oksit sınıfındadır. MgO,CaO,MnO,NiO gibi.Önemli özellikleri;Bazik karakterlidir,asitlerle veasidik karakterli bileşiklerle reaksiyon verirler,su ile reaksiyona girerek bazları oluştururlar.3 Nötür oksitler;Ametallerin oksijence fakir bileşikleridir.Oksijen sayısı diyer ametalin sayısından azsa veya eşitse bileşik nötür oksittir. NO,CO,N2Ogibi.Önemli özellikleri;Asidik ve bazik özellik göstermezler.Asitlerle,bazlarla vesuile reaksiyona girmez.4Anfoter oksitler;Hem asidik hemde bazik özellik gösterirler.Aside karşı baz baza karşı asit gibi davranırlar.ZnO,Al2O3SnO gibi.Önemli özellikleri;Hem asitlerle hem bazlarla reaksiyona girerler.Su ile reaksiyona girmezler.5 Peroksitler;İki taneoksijen atomunun toplam -2 degerlikli oldugu durumlarda bileşik peroksit adını alır.Mesela Na2O2(sodyum peroksit) bileşiginde her sodyum +1,iki tanesi +2 oldugu için ,iki tane oksijen -2 degerliklidir.Bu iki oksijenden biri -2 degerlikli,digeri nört oksijen atomudur.6Bileşik oksit;Yapısında aynı elementin degişik oksitleri bir arada bulunduran bileşiklerdir.Bileşik oksitler için Fe3O4 ve Pb3O4 örneklerini verebiliriz.


Tuzlar


ASit ve bazların nötürleşme ürünüdür.İyonik baglı bileşiklerdir.Hemen hemen hepsi katı fazdadır.Çeşitli geometrik şekillere sahip kristal yapılı bileşiklerdir.Katyonu H+ olan bileşiklere asit,anyonu OH- olan bileşiklere baz dendigini söylemiştik.Anyon O- ise bileşik,oksit sınıfından denilmişti.Bu üç durum dışında bütün katyon-anyon bileşikleri tuz sınıfındadır.Tuzlarda kendi aralarında sınıflandırılırlar. 1ASidik tuz;Asidik karekterlidirler.Kuvvetli asit ile,zayıf bir bazın reaksiyonundan oluşurlar.CaCl2,NH4Cl bileşiklerini bu sınıfa örnek verebiliriz. 2Bazik tuzlar;Bazik karakterlidirler.Kuvvetli bir bazla zayıf bir asidin reaksiyonundan oluşurlar.NaCN,K2 bileşikleri örnek olarak verilebilir.3Nört tuz;Asidik veya bzik özellik göstermeyen tuzlardır.Kuvvetli asitle kuvvetli bir bazın nötürleşmesi sonucu oluşurlar.NaCl,LiBr bileşikleri bu sınıftadır.4Çİft tuz;Aynı asit köküne sahip iki tuzun meydana getirdikleri ortak iyon kıristalleridir.MgCL2,KClgibi.Bazen yapılarında su molokülleride bulundururlar.Çözündüklerinde bütün iyonlarına ayrışırlar.5Kompleks tuz;Asit kökleri aynı iki tuzun yaptıgı bileşiklerdir.Anyon katyonlardan biriyle kompleksmiş durumdadır.Çözündüklerinde kopleks yapı kendini korur.Fe3(Fe(CN))2 gibi.

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/4/2008 - KİMYASAL BAĞLAR

KİMYASAL BAĞLAR


• KİMYASAL BAĞLAR
Kimyasal bağ, moleküllerde atomları birarada tutan kuvvettir. Bir bağın oluşabilmesi için atomlar tek başına bulundukları zamankinden daha kararlı (az enerjiye sahip) olmalıdırlar. Genelleme yapmak gerekirse bağlar oluşurken dışarıya enerji verirler.
Atomlar bağ yaparken, elektron dizilişlerini soygazlara benzetmeye çalışırlar. Bir atomun yapabileceği bağ sayısı, sahip olduğu veya az enerji ile sahip olabileceği yarı dolu orbital sayısına eşittir.
Soygazların bileşik oluşturamamasının sebebi bütün orbitallerinin dolu olmasındandır.

 


İYONİK BAĞLAR
İyonik bağlar, metaller ile ametaller arasında metallerin elektron vermesi ametallerin elektron almasıyla oluşan bağlanmadır.
Metaller elektron vererek (+) değerlik, ametaller elektron alarak (–) değerlik alırlar. Bu şekilde oluşan (+) ve (–) yükler birbirini büyük bir kuvvetle çekerler. Bu çekim iyonik bağın oluşumuna sebep olur. Onun için iyonik bağlı bileşikleri ayrıştırmak zordur.
Elektron aktarımıyla oluşan bileşiklerde, kaybedilen ve kazanılan elektron sayıları eşit olmalıdır.

  • İyonik katılar belirli bir kristal yapı oluştururlar.
  • İyonik bağlı bileşikler oda sıcaklığında katı halde bulunurlar.
  • İ;İyonik bileşikler katı halde elektriği iletmez. Sıvı halde ve çözeltileri elektriği iletir.

NaCl, MgS, BaCl2 bileşikleri iyonik bağlı bileşiklere örnek olarak verilebilir.

KOVALENT BAĞLAR
Hidrojenin ametallerle ya da ametallerin kendi aralarında elektronlarını ortaklaşa kullanarak oluşturulan bağa kovalent bağ denir.

a. Apolar Kovalet Bağ
Kutupsuz bağ, yani (+), (-) kutbu yoktur.
İ;İki hidrojen atomu elektronları ortaklaşa kullanarak bağ oluştururlar.

Elektron nokta yapısıyla;


şeklinde gösterilir. İki arasındaki bağ H—H şeklinde gösterilir ve H2 şeklinde yazılır.
Aynı cins atomlar arasındaki bağ apolar kovalent bağdır.

b. Polar Kovalent Bağlar
Farklı ametaller arasında oluşan bağa polar kovalent (kutuplu) bağ diyoruz.
Elektronlar iki atom arasında eşit olarak paylaşılmadığından kutuplaşma oluşur ve buna polar kovalent bağ denir. Bu polarlığı HF molekülü ile açıklamaya çalışalım:
Hidrojen ve Flor elektron ortaklığı ile bileşik oluşturmuş durumdadır. Florun elektron alması yani elektronu kendisine çekme gücü hidrojenden daha fazla olduğundan elektron kısmen de olsa Flor tarafındadır. Dolayısıyle Flor kısmen (-), Hidrojen ise kısmen (+) yüklenmiş olur. Bu olaya kutuplaşma, bu tür bağa polar kovalent bağ denir.

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/3/2008 - ATOM



MADDENİN YAPISI VE ATOM
 

 

 

 

 

 

 

 

 

Madde, atom adı verilen taneciklerden oluşur.Atom maddenin yapı taşıdır.
Atomun yapısında proton, nötron ve elektron bulunur.
Proton ve nötron atomun çekirdeğinde yer alır. Elektron ise çekirdek etrafında dolanır.

 


Atomu oluşturan tanecikler belli başlı özellikleri vardır.
Proton: Atomun çekirdeğinde bulunur. (+) yüklü bir parçacıktır. Kütlesi 1 akb’dir.

Nötron: Atomun çekirdeğinde bulunur. Kütlesi hemen hemen protona eşittir. Elektrik yükü taşımaz.Yani yüksüz bir parçacıktır.

Elektron: Atomun çevresinde çok büyük hızla dönen hareketli bir parçacıktır. Elektronlar çekirdek etrafında farklı enerji seviyelerinde dolanır.
Atom çekirdeğinin çapı, atom çapının 100 binde biri kadardır. Atom çekirdeğinde yüklü olarak sadece protonlar bulunduğu için, atomun çekirdek yükü daima (+) artıdır.
1 Karbon atomunun kütlesinin 1/12’sine, 1 atomik kütle birimi adı verilmiştir. Atomik kütle birimi akb ile gösterilir.
1 Karbon atomu = 12 akb’dir.
Kimyasal hesaplamalarda atomların kütleleri gram cinsinden değil, akb cinsinden alınır.

Atom numarası: Bir element atomunun çekirdeğinde bulunan proton sayılarının toplamına, atom numarası adı verilir. Atom numarası Z ile gösterilir.
Z = p

Kütle numarası: Bir atomun çekirdeğindeki proton ve nötron sayılarının toplamı, o atomun kütle numarasını verir. Kütle numarası A ile gösterilir.
Kütle numarası = Proton sayısı + Nötron sayısı
A = p + n

Nötr ve Yüklü Atom: Bir atomdaki proton ve elektron sayıları birbirine eşitse
bu atoma nötr atom denir. Nötr atomda (+) ve (–) yükler birbirine eşittir.
Örneğin nötr karbon atomunda 6 proton 6 elektron vardır. Nötr atomda,
p = e’dir.

Atomlar elektron alıp verebilirler. Ancak çekirdekte bulunan proton ve nötronu alıp veremezler.

ÖRNEK: Nötr bir magnezyum atomunda proton sayısı 12, nötron sayısı 13’tür.
Bu atomun;
a. Elektron sayısı nedir?
b. Kütle numarası nedir?





Çözüm
a. Nötr atomda elektron ve proton sayısı birbirine eşittir. O hâlde, p = e = 12 dir.
b. Kütle no = A = p + n
p = 12, n = 13 olduğuna göre, A = 12 + 13 = 25


(–) yüklü atom
Eğer bir atom dışarıdan elektron alırsa, (–) yük sayısı (+) yük sayısından
fazla olur. Bu durumda atom (–) yüklü olur.
Örneğin nötr flüor atomunun 9 elektronu, 9 protonu vardır.
Flüor atomu 1e– alınca 10 elektronlu ve (–) yüklü olur.





(+) yüklü atom
Eğer bir atom bir elektronunu kaybederse, (+)
yük sayısı (–) yük sayısından fazla olur. Bu durumda
atom (+) yüklü olur.
Örneğin nötr lityum atomunun 3 protonu 3 elektronu
vardır. Lityum 1e– verirse 2 elektronlu ve (+)
yüklü olur.







Elementlerin Sembollerle Gösterilmesi

Kimyasal hesaplamalarda maddelerin Lâtince isimleriyle işlem yapmak zordur. Bunun yerine elementlerin Lâtince isimlerinin kısaltmalarından oluşan semboller kullanılır.
Element sembollerinde ilk harf her zaman büyük, varsa diğerleri daima küçük yazılır.
Örneğin;
Hidrojen H, Helyum He, Karbon C
Kalsiyum Ca, Bor B, Berilyum Be
Element sembolünün sol üst köşesine atomun kütle numarası, sol alt köşesine ise atom numarası yazılır.


Elektron Dağılımı
Elektronlar çekirdek çevresinde belli enerji seviyelerinde ve belli sayılarda dolanır. Enerji seviyeleri çekirdekten dışa doğru, 1. seviye, 2. seviye, 3. seviye şeklinde sıralanır. Bazen enerji seviyeleri, K, L,M, N... harfleriyle de gösterilir.
1. seviyede en fazla 2 elektron bulunur.
2. seviyede en fazla 8 elektron bulunur.
Bir enerji seviyesinde bulunabilecek en fazla elektron sayısı, 2 n2 bağıntısı ile hesaplanır. (n, enerji seviyesini gösterir.)
Atomun en dış enerji seviyesinde en fazla 8 elektron bulunabilir. En dış enerji seviyesinde 8 elektron bulunduran elementlere soy gazlar ya da asal gazlar adı verilir. Bunun tek istisnası helyumdur. Helyum elementi soy gaz olduğu hâlde 2 elektronu vardır.




Örnek:
İlk iki enerji seviyesi dolu olan bir atomun toplam elektron sayısı nedir?


Örnek:
Atom numarası 13 olan nötr bir atomun elektron dağılımı nasıl olur?


Örnek:
18X atomunun elektron dağılımı nasıldır?


Örnek:
Üçüncü enerji seviyesinde 2 elektron bulunan bir atomun atom numarası kaçtır?
A)6 B)10 C) 12 D) 26

BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ?
Atomun çapı yaklaşık 1 angstromdur.1 angström 1 milimetrenin 10 000 000 da birine eşittir. Yani 1 milimetrelik çizgi üzerinde yaklaşık 10 milyon atom yan yana dizilmiş demektir.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/3/2008 - ÇEKİRDEK VE ELEKTRON

ÇEKIRDEK

      Çekirdek,atomun tam merkezinde bulunmaktadır ve atomun niteliğine göre belirli sayıda proton ve nötrondan oluşmuştur.Çekirdeğin yarı çapı,atomun yarıçapının onbinde biri kadardır.Rakam olarak erilirse;atomun yarıçapı 10-8cm, çekirdeğin yarıçapı ise 10-12cm kadardır. Dolayısıyla çekirdeğin hacmi atomun hacminin 10 milyarda biri eder.

      

 

 

Bu küçüklüğü yine gözümüzde canlandıramayacağımıza göre, kiraz örneğimizden devam edebiliriz. Biraz önceki sayfada bahsettiğimiz gibi elinizdeki anahtarı dünya boyutuna getirdiğimizde ortaya çıkan kiraz büyüklüğündeki atomların içinde çekirdeği arayalım.Ama bu arayış boşunadır,çünkü böyle bir ölçekte de çok daha küçük olan çekirdeği gözlemleme olanağımız kesinlikle bulunamaz.Gerçekten bir şey görebilmek için yine ölçü değiştirmek gerekecektir.Atomumuzu temsil eden kiraz yeniden büyüyüp ikiyüz metre yüksekliğinde kocaman bir top olacaktır. Bu akıl almaz boyuta karşın atomumuzun çekirdeği yine de çok küçük bir toz tanesinden daha iri duruma gelmeyecektir.

      Öyle ki, çekirdeğin 10-13cm olan ile atomun 10-5cm olan çapını kıyasladığımızda şöyle bir sonuç ortaya çıkar:Atomu bir küre şeklinde kabul ederek bu küreyi tamamen çekirdekle doldurmak istediğimiz taktirde bu iş için 1015 atom çekirdeği gerekecektir.

      ancak bundan daha şaşırtıcı bir durum vardır;Boyutları 10 milyarda biri olmasına rağmen, çekirdeğin kütlesi atomun kütlesinin %99.95'ni oluşturmaktadır.Peki birşey nasıl olurda bir yandan kütlesinin yaklaşık tamaını oluştururken,diğer yandan da hemen hemen hiç yer kaplamasın?

      Bunun sebebi şudur:Atomun kütlesini oluşturan yoğunluk tüm atoma eşit olarak dağılmamıştır, yani atomun bütün kütlesi atomunçekirdeğine birikmiştir. Diyelim ki ,sizin 10 milyon m2 bir evimiz var ve bu evin tüm eşyasını 1 m2 'lik bir odada toplamanız gerekiyor .Bunu yapabilir misiniz? Tabii ki hayır. Ancak atom çekirdeği dünyada eşi-benzeri ,olmayan çok büyük bir güçle bunu yapabilmektedir.

      1932 yılına dek ,çekirdeğin proton ve elektronlardan oluştuğu sanılıyordu. Ancak yapılan araştırmalarla elektronların değil nötronların atom çekirdeğini oluşturduğu anlaşıldı.Atom çekirdeine sığabilen bir protonun büyüklüğü ise 10-15 metredir.

 

ELEKTRONLAR



 

       Elektronlar, çekirdeğin etrafında belirli yörüngelerde durmaksızın dönen parçacıklardır ve çekirdeği elektrik yükünden oluşan bir zırh gibi kuşatırlar. Elektronları daha yakından inceleme ve onlara bakabilme imkanımız olsaydı, onların tıpkı dünyamız gibi hareket ettiklerini görürdük. Evet; elektronlar tıpkı dünyanın güneş çevresinde dönerken aynı zamanda kendi çevresinde dönmesi gibi dönerler.
       Ancak kuşkusuz, elektronların büyüklüğü dünyanın büyüklüğünden çok farklıdır. Eğer bir kıyas yapmak gerekirse; bir atomu dünya kadar büyütsek, bir elektron sadece bir elma boyutuna gelecektir.
       En güçlü mikroskopların bile göremeyeceği kadar küçük bir alanda dönüp-duran onlarca elektron, atomun içinde çok karışık bir trafik yaratır. Ancak, elektronlar atomun içinde en ufak bir kazaya yol açmazlar. Üstelik atomun içinde yaşanacak en ufak bir kaza atom için felaket olabilir ama atom, kendi sonunu getirecek bu felaketi hiçbir zaman yaşamaz ve varlığını sürdürür.


 

Elektronlar, nötron ve protonların neredeyse ikibinde biri kadar ufaklıkta parçacıklardır. Bir atomda, protonlarla eşit sayıda elektron bulunur ve her elektron her bir protonun taşıdığı artı (+) yüke eşit değerde eksi (-) yük taşır. Çekirdekteki toplam artı (+) yük ile elektronların toplam eksi (-) yükü birbirini dengeler ve atom nötr olur. Elektronların taşıdıkları elektrik yükü itibariyle bazı fizik kurallarına uymaları gerekir. Bu fizik kuralları ‘aynı elektrik yüklerinin birbirini itmesi ve zıt yüklerin birbirlerini çekmesi’dir. İlk olarak; normal koşullarda hepsi eksi yüklü olan elektronların bu kurala uyup birbirlerini itmeleri ve çekirdeğin etrafından dağılıp-gitmeleri gerekir. Ancak durum böyle olmaz. Eğer, elektronlar çekirdeğin etrafından dağılsalardı, tüm evren boşlukta dolaşan, proton, nötron ve elektronlardan ibaret olurdu.

Bu durum da tabii olarak evrenin sonunun gelmesine sebep olurdu. kinci olarak; artı yüke sahip olduğu için çekirdeğin, eksi yüklü elektronları kendine çekmesi ve elektronların da çekirdeğe yapışmaları gerekir. Böyle bir durumda da çekirdek bütün elektronları kendine çeker ve atom içine çöker. Ancak bu olumsuzlukların hiçbiri olmaz! Elektronların az önce belirttiğimiz (1.000 km/s) olağanüstü kaçış hızları, bunların birbirlerine uyguladıkları itici kuvvet ve çekirdeğin elektronlara uyguladığı çekim kuvveti o kadar hassas değerler üzerine kurulmuştur ki bu üç zıt etken birbirlerini mükemmel bir şekilde dengelerler. Sonuçta atomdaki bu muazzam sistem dağılıp parçalanmadan sürüp gider. Atoma etki eden bu kuvvetlerden birinin olması gerekenden çok az daha fazla veya az olması atom diye bir kavramın hiç varolmamasına neden olurdu.

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/3/2008 - PERİYODİK TABLO

PERİYODİK TABLO
Grup → 1A 2A 3B 4B 5B 6B 7B 8B 8B 8B 1B 2B 3A 4A 5A 6A 7A 8A
↓ Periyot
1 1
H
2
He
2 3
Li
4
Be
5
B
6
C
7
N
8
O
9
F
10
Ne
3 11
Na
12
Mg
13
Al
14
Si
15
P
16
S
17
Cl
18
Ar
4 19
K
20
Ca
21
Sc
22
Ti
23
V
24
Cr
25
Mn
26
Fe
27
Co
28
Ni
29
Cu
30
Zn
31
Ga
32
Ge
33
As
34
Se
35
Br
36
Kr
5 37
Rb
38
Sr
39
Y
40
Zr
41
Nb
42
Mo
43
Tc
44
Ru
45
Rh
46
Pd
47
Ag
48
Cd
49
In
50
Sn
51
Sb
52
Te
53
I
54
Xe
6 55
Cs
56
Ba
71
Lu
72
Hf
73
Ta
74
W
75
Re
76
Os
77
Ir
78
Pt
79
Au
80
Hg
81
Tl
82
Pb
83
Bi
84
Po
85
At
86
Rn
7 87
 Fr 
88
Ra
103
Lr
104
Rf
105
Db
106
Sg
107
Bh
108
Hs
109
Mt
110
Ds
111
Rg
112
Uub
113
Uut
114
Uuq
115
Uup
116
Uuh
117
Uus
118
Uuo
Lantanitler 57
La
58
Ce
59
Pr
60
Nd
61
Pm
62
Sm
63
Eu
64
Gd
65
Tb
66
Dy
67
Ho
68
Er
69
Tm
70
Yb
Aktinitler 89
Ac
90
Th
91
Pa
92
U
93
Np
94
Pu
95
Am
96
Cm
97
Bk
98
Cf
99
Es
100
Fm
101
Md
102
No
Periyodik cetvelde kimyasal seriler
Alkali metal Alkalin Lantanit Aktinit Geçiş metalleri
Metal Metaloid Ametal Halojen Soygaz

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

BLOGUMDA DEĞİŞİK BİLGİLER BULABİLİRSİNZ.LÜTFEN YORUM YAZMADAN ÇIKMAYINIZ!

Son Yazılarım

Başlıksız
KİMYASAL BAĞLAR
ATOM
ÇEKİRDEK VE ELEKTRON
PERİYODİK TABLO
ELEMENTLER VE SEMBOLLERİ
HAYVANLARLA İLGİLİ İLGİNÇ BİLGİLER
HAYVANLARLA İLGİLİ İLGİNÇ BİLGİLER
İLGİNÇ BİLGİLER
KANATLARDAKİ SANAT

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

destina95
iremnur
heidi
iremkiz
sibel50
sinem90
sinem60
barbiie15
barbiiie90
masalgezegeni90
pop95
turan38
dollzgezegeni15
barbiegezegeni50
sekerkizgizem
barbiesinemdenkodlar
irmawitchh
crazygirl90
pembegrls
oyunlar01
erenhepsigrubu
kardelenkiz
b3girls
blogcuperi
minikgazeteci
sahanee55
Image Hosted by ImageShack.us